Perşembe , 17 Ekim 2019
Anasayfa » Para Dünyası » Devalüasyon Hakkında Bilgiler: Nedir? Nasıl Yapılır? Nedenleri ve Sonuçları

Devalüasyon Hakkında Bilgiler: Nedir? Nasıl Yapılır? Nedenleri ve Sonuçları

Cumhuriyet tarihi boyunca Türkiye ekonomisinin birkaç kere karşılaştığı devalüasyon, en basit haliyle kur ayarlaması şeklinde tanımlanmaktadır. Devlet tarafından yapılan bir müdahaledir ve yerel para biriminin değeri düşürülür. İşte bu olayın nedenleri, sonuçları ve nasıl yapıldığı hakkında bilgiler:

Devalüasyon Hakkında Bilgiler: Nedir? Nasıl Yapılır? Nedenleri ve SonuçlarıBazı durumların ekonomik toparlanma açısından zorunlu hale getirdiği devalüasyon, dış ticaret dengesinin açık vermesinden kaynaklanır. Yani ithalatın, ihracatın üzerinde olması ile ekonomide oluşan dış ticaret açığı sonrasında yapılarak, ülkenin satın alma gücü zayıflatılıp, daha fazla ihracat ve daha az ithalat gerçekleşmesi sağlanmaya çalışılır.

İnternetten VİOP İşlemleri Nasıl Yapılır ve Para Kazanılır Risksiz Öğrenin!
Bilgi Almak için Tıklayın.

Ülke para biriminin diğer dövizler karşısında değerinin azalması anlamına gelen bu müdahale sonrasında satın alma gücü zayıflar ve ülkenin ihraç edeceği ürünlerin fiyatı düşer. Bu şekilde malları daha çok ilgi çeker ve ihracatı artmaya başlar. İthal ürünlerin fiyatı ise o ülke için artacağından dolayı ithalat gerilemeye başlar. Böylece açık azalır veya kabul edilebilir seviyelere gelir.

Şimdi devalüasyon hakkında bilinmesi gerekenlere, nasıl yapıldığına, nedenlerine ve sonuçlarına göz atalım:

Devalüasyon Nedir?

Devalüasyon Nedir?Bir ülke parasının değerinin, diğer para birimleri karşısında düşürülmesi anlamına gelir. Aynı zamanda sabit kur veya yarı sabit kur rejimi uygulayan ülkeler tarafından kullanılan bir para politikası aracıdır. İlgili paraya sabit ülkenin hükümeti veya merkez bankası tarafından kullanılır. En temel sebebi ise ülkenin ticaret açığının dengelenmek istenmesidir.

Devalüasyon ile para biriminin değeri düşürülmekte ve ihracatın daha ucuz hale gelmesi sağlamaktadır. Aynı zamanda küresel ticaret rekabetinde daha avantajlı hale gelmesi sağlanarak ihracat artırılmaya çalışılmaktadır. İthalat daha pahalı hale gelirken, halkın ithal ürünlere olan talebi azalır. Yurt içi üreticilerin ürünlerine olan talep ise artmaya başlar.

Normal şartlarda hiçbir ülke, kendi parasının diğer paralar karşısında değer kaybetmesini istemez. Ama bazı durumlar, ekonomik toparlanma açısından devalüasyonu zorunlu hale getirebilir. Eğer bir ekonomide toplam ithalat, toplam ihracatın üzerinde seyrediyorsa dış ticaret açığı var demektir. Bu durumda devalüasyon uygulanarak, ülkenin satın alma gücü zayıflatılmaktadır. Bunun sonucunda da daha fazla ihracat veya daha az ithalat gerçekleşecektir.

Sabit veya çıpalı kur rejimi uygulanan ülkelerde yerel paranın değeri, hükümetler tarafından kontrol edilir. Ayrıca makroekonomik gelişmeler çerçevesinde diğer ülkelerin para birimlerine göre yeniden belirlenir. Milli paranın, yabancı paralar karşısındaki değerinin belli bir oranda düşürülmesine devalüasyon denirken, yükseltilmesine revalüasyon denir.

Tam dalgalı kur rejiminde ise ülkenin milli parasının değeri, piyasada oluşan arz ve talebe göre belirlenir. Mühadaleli / bant içi dalgalı kur rejimlerinde de merkez bankaları döviz alıp satmak yoluyla piyasaya müdahale eder ve milli paranın değerini belirli aralıklarla kontrol etmeye çalışır.

Bir ülke yönetimi milli para biriminin değerini, diğer para birimleri karşısında belli bir oranda düşürdüğü zaman milli para birimi o oranda devalüe edilmiştir denir.

Sabit veya çıpalı kur rejimi uygulanan ülkelerde ulusal para biriminin, sabitlendiği rezerv para birimine karşı devalüe edildiği zaman, söz konusu para biriminin diğer para birimleri karşısındaki değeri çapraz kurlara göre hesaplanacaktır.

Örneğin; 1 Amerikan doları, 3,75 Suudi Arabistan riyaline sabitlenmiştir. Bu noktada, EUR/SAR paritesi hesaplanacağı zaman, EUR/USD paritesi üzerinden hesaplama yapılır.

Devalüasyonun Nedenleri Nelerdir?

Devalüasyonun Nedenleri Nelerdir?Devalüasyonun en önemli nedeni, ekonominin dış ticaret dengesinin açık vermesidir. Dış ticaret dengesinin açık vermesinin nedeni ise toplam ithalatın, toplam ihracatın üzerinde olmasıdır. Açığın kapatılması veya kabul edilebilir düzeye getirilmesinin için devalüasyon ile ülkenin satın alma gücü zayıflatılır. Bu şekilde daha fazla ihracat ve daha az ithalat gerçekleşmesi sağlanır.

Döviz kurlarında oluşan yukarı yönlü baskılar genellikle cari açığın yüksek seyrettiği ülkelerde söz konusu olmaktadır. Cari açığın finansmanı için ihracat, yatırım ve sermaye girişi gibi yollara başvurularak, yeterli döviz girişi sağlanamadığı zaman yabancı paralar yerel para karşısında yükselmeye başlar. Bu durumda ise devalüasyona başvurulur ve ithalat pahalılaştırılır.

Devalüasyon sonucunda ithalatın pahalı hale gelmesiyle birlikte döviz çıkışının azalması ve ihracatın daha cazip hale gelmesi sağlanır. Yerel paranın değeri düşürüldüğü için ihracat cazip hale gelecek ve ülke ürünleri, küresel pazarda iyi bir rekabet gücü yakalayacaktır. Bu sayede de ülkeye döviz girişi artacak, dış ticaret açığı düşürülecek ve döviz cinsinden ucuzlayan varlık fiyatları yabancı yatırımları ülkeye çekecektir.

Enflasyonu düşürmek de devalüasyonun nedenleri arasında yer almaktadır. Devalüe etme sonrasında finanse edilemeyen cari açığın kur üzerinde yarattığı baskı nedeniyle talep kaynaklı fiyat artışları göreceli olarak dizginlenebilir. Talebin düşürülmesi sonucunda da enflasyonda gerileme görülür. Buna karşın ithalatın pahalılaşması beraberinde enflasyon sorununu da getirir. Dolayısıyla bazı durumlarda devalüasyon hiperenflasyona da neden olabilmektedir.

Devalüasyon Olursa Ne Olur?

Devalüasyon Olursa Ne Olur?Ülkede bozulan ekonomik dengelere bağlı olarak, yerli para biriminin zaman içinde azalan iç ve dış satın alma gücünün gecikmeli bir şekilde kurlara yansıtılmasıdır. Döviz kurlarında ani ve hızlı bir düşüşe neden olan devalüasyon, piyasalarda şok etkisi yaratarak ekonomik daralma veya durgunluğa neden olabilir.

Devalüasyon, bir ülkede ithal malları satın alma gücünü azaltırken, ithal girdilere bağlı enflasyonu yükseltir. İhraç edilen malların döviz cinsinden birim fiyatını ise düşürür. Bu şekilde dış ticaret açığı kapanır veya makul bir seviyeye gelir. Buna karşın ihraç edilecek ürünler, yeterli miktarda üretilemiyorsa ve içteki ihtiyacı karşılayamayacak düzeydeyse devalüasyon işe yaramayacak ve ithalat yeniden yükselecektir.

Bir ülkede devalüasyon olduğu zaman;

  • İthal girdilerin, malların ve hizmetlerin fiyatı devalüasyon oranında artar. Buna bağlı olarak ithalat azalır.
  • İhraç edilen ürünlerin birim fiyatı, diğer ülke para birimleri cinsinden ucuzlar. Böylece dış piyasalarda rekabet gücü artar ve ihracat artış gösterir.
  • İthal girdilere olan bağımlılığın daha az olduğu ve üretim seviyesinin iç – dış talebi karşılama konusunda yeterli olduğu durumlarda cari açık azalmaya başlar.
  • Temel ihtiyaç maddelerinin, yatırım ve ara mallarının toplam ithalat içindeki payı, ithalatın milli gelire oranı ve devalüasyon oranına bağlı olarak enflasyon artış gösterir.
  • Artan enflasyonun yavaşlatılması için faiz oranları artırılır.
  • Faizlerin artmasına bağlı olarak yükselen kredi maliyetleri, ekonomik faaliyetlerde yavaşlama ve durgunluğa neden olur.
  • Tüketim harcamaları ve yatırımları azalır, yatırımcılar sermaye mallarının ithalatının pahalanması yüzünden yeni yatırımlardan uzak durur.
  • Döviz kurlarındaki yükselişe bağlı olarak zorunlu ithal girdilerin maliyetleri ve döviz cinsinden dış borçların geri ödeme maliyetleri artacağından bütçe açığı büyür.

Devalüasyon Nasıl Yapılır?

Devalüasyon Nasıl Yapılır?Bir ülkenin parasını devalüe etmesinin birkaç farklı yolu bulunmaktadır. Bunlar açık veya kapalı olabilir. Açık olarak; hükümet tarafından yapıldığında para basılarak dolaşımdaki para miktarı artırılır. Bu şekilde ülke para biriminin değeri, diğer paralar karşısında azalır.

Kapalı veya gizli devalüasyonda ise iki farklı yöntem vardır. Bunlar ise ya piyasalar ya da hükümetler tarafından yapılan zamlarla olabilir. Piyasalar tarafından yapılan işlemde; jeopolitik riskler, cari açık, ekonomide büyüme sorunları, faiz artışı, seçimler, tasarruf politikalarının uygulanmaması gibi sebeplere bağlı olarak ülke ekonomisine güven azalır.

Piyasalar tarafından yapılan kapalı devalüasyonu ise besleyen bazı nedenler vardır. Bunlar;

  • Ülkeye yabancı sermaye girişinin azalması ve sermaye çıkışının artması,
  • Yatırımların ve ödemelerin yabancı ülke paraları üzerinden gerçekleşmesi,
  • Cari açığın ve ülke dış borcunun Gayri Safi Milli Hasıla’ya oranının yükselmesi,
  • Ülkeye özel risklerin, siyasi ve jeopolitik risklerin artması gibi nedenlerdir.

Yukarıda sıraladığımız durumlarda küresel para piyasalarında ülke para birimine olan talep azalır ve devalüasyon gerçekleşir.

Hükümet tarafından yapılan kapalı işlemde ise petrol, elektrik, doğal gaz, su, sigorta primleri, emlak vergileri, SGK primleri, KDV ve ÖTV oranlarının artırılması gibi birçok şekilde yapılan zamların ekonomiye yansıması, fiyatların artması alım gücünün azalması şeklinde ilerlemektedir.

Sabit kur rejiminin benimsendiği ülkelerde yerli para biriminin değeri, piyasa güçleri tarafından değil, hükümet tarafından belirlenmektedir. Kontrolü de sağlayan hükümet, yerli paranın yabancı paralar karşısında resmi değerini, yüksek cari açık gibi çeşitli nedenlere bağlı olarak düşürmeye karar verir. Sonra merkez bankaları yerli paranın resmi değerini, belli bir yüzde oranında düşürür ve orada sabitler. Bir sonraki devalüe işlemine kadar tüm resmi işlemlerde ülkenin merkez bankası tarafından ilan edilen yeni parite esas alınır.

Devalüasyon işlemi en basit haliyle şu şekilde gerçekleşmektedir: Sabit kur rejiminin benimsendiği bir ülkenin ABC kodlu parasının, XYZ kodlu paraya sabit olduğunu düşünelim. Yani 1 XYZ = 1,40 ABC olduğunu varsayalım. Para yüzde 50 oranında devalüe edilmeye karar veriliyor. Devalüasyon kararı ile ihraç etmek istediğimiz bir malın birim fiyatı, 1,40 ABC iken, 2,10 ABC oluyor. Bu durumda 1 XYZ = 2,10 ABC’ye eşit oluyor.

Eğer ihraç etmeye çalışılan ürünlerin talep – fiyat esnekliği yüksek ise ithalatçılar devalüasyon kararı sonrasında daha fazla ürün almak isteyeceklerdir. Çünkü birim fiyatı ödemeleri, eskiye göre azalacaktır. Yani eskiden ithalatçılar için ürünün birim maliyeti 1,40 ABC iken, karar sonrasında 1,40 / 2,10 eşitliğinden 0,66 XYZ olacaktır.

Devalüasyonun Sonuçları Nelerdir?

Devalüasyonun Sonuçları Nelerdir?Devalüe etme işleminin sonuçları, ideal olarak döviz talebinin azalması ve cari açığın kapatılması amacına hizmet etmektedir. Buna karşın ülkenin üretim kapasitesi artan iç talep ve ihracatı karşılamaya yetecek kadar artırılamıyorsa ve üretim yapısı büyük ölçüde ithal girdiye dayalıysa devalüasyon hedefine ulaşılması zorlaşır.

Ülke ekonomisi birçok nedene bağlı olarak ithal girdiye bağımlı olabilir. Bunların başında da petrol ve doğal gaza olan bağımlılık gelir. Bu bağımlılık söz konusuysa ithalat ekonomik daralmaya bağlı olarak kısmen azalır. Ancak küresel ekonomik gelişmelere bağlı olarak fiyat düşüşlerine rağmen ülkenin ihraç ürünlerine olan talepte bir artış görülmezse tahmin edilen ihracat artışı da gerçekleşmez.

Eğer ülkenin para biriminin devalüasyon ile belirlenen yeni değeri, olması gerekenin çok üstünde veya altında ise devalüe etme hedefine ulaşılamayabilir. Ayrıca doğru yönetilemeyen bir devalüasyon süreci ile ülkelerin yaşadığı ekonomik sorunlara çözüm getirmek yerine çok daha tehlikeli bir duruma geçilebilir.

Devalüasyonun ülke ekonomisi üzerinde hiperenflasyon gibi sorunlara neden olabileceği de bilinmektedir. Kalıcı ve yıkıcı etkiler yaratabilen bu sonuçlara en iyi örnek Venezuela’dır. Doğru yönetilemeyen devalüasyon süreci sonucunda ülke, kısa sürede içinden çıkılamaz bir enflasyon – devalüasyon sarmalına sürüklenmiştir.

Tehlikeli sonuçlar doğurabileceği için genellikle çok sık başvurulan bir yöntem değildir. Yapılması gerektiği zaman ülkenin içinde bulunduğu ekonomik durum, ithalat, ihracat, üretim ve tüketim dengeleri, dış borç yükü gibi tüm faktörlerin dikkate alınması gerekir. Aynı zamanda doğru zamanlama yapılması ve tüm sürecin dikkatlice yönetilmesi gerekir. Özellikle hızlı yükselen enflasyonun kontrol altına alınması ve döviz cinsinden dış borç yükünün geri ödenmesindeki zorluklar gibi sorunları da beraberinde getirebileceği unutulmamalıdır.

Türkiye Tarihinde Yapılan Devalüasyonlar

Türkiye Tarihinde Yapılan DevalüasyonlarTürkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş tarihi olan 1923 yılında 1 dolar 0,75 kuruşa eşitti. Zamanla Türkiye ekonomisinde görülen sarsıntılar ve döviz taleplerinin karşılanmasında çekilen güçlükler, devalüasyonu gerekli kılmıştır. Son çarelerden birisi olarak görülen bu işleme, 1923 tarihinden itibaren ekonomik dengelerin temelden çökmesine ve kalıcı etkilere neden olacak şekillerde başvurulmuştur.

Türk lirası, 1923 – 1940 yılları arasında sterlin karşısında değer kaybetmesine karşın, dolar karşısında hiçbir kayba uğramadan ilerlemiştir. 1940 yılından sonra ihracatı artırmak ve dış kredi taleplerini gidermek için devalüasyonlar sürekli gündeme gelmiştir. Bu kapsamda 1940 yılında resmi kura ek olarak döviz satışlarında yüzde 48 oranında prim uygulanmaya başlanmış ve dolar, lira karşısında güçlenmiştir. Öyle ki; 1940 yılında 1 dolar 1,11 Türk lirası iken, 1945 yılında 1,31 lira olmuştur.

Türkiye’de cumhuriyet tarihinin ilk devalüasyonu ise 7 Eylül 1946 tarihinde yapılmıştır. 7 Eylül Kararları olarak adlandırılan bu adım, Recep Peker Hükümeti tarafından gerçekleştirilmiştir. Bu kararda, yüzde 116 oranında bir artışla dolar 2,83 liraya çıkartılmıştır.

İkinci devalüasyon işlemi ise 4 Ağustos 1958 tarihinde Adnan Menderes Hükümeti tarafından yapılmıştır. 1 dolar 2,83 liradan 9 liraya çıkartılmıştır. Kore Savaşı’ndan sonra dış ticaret açığı artmaya başlamış, mal ve hizmet talebinin yükselmesiyle enflasyonist bir sürece girilmiştir. İthalatta 620 kuruş ek tahsil yapılmıştır.

Türkiye tarihinin üçüncü devalüasyonu ise 10 Ağustos 1970 tarihinde Süleyman Demirel Hükümeti tarafından yapılmıştır. Türk lirasının değeri yüzde 70 kadar azaltılmıştır. Yani 1 dolar 9 liradan 15 liraya kadar yükseltilmiştir.

Daha sonra 1970 – 1980 arası dönemde çeşitli kur ayarlamalarına gidilmiştir. 1978 yılına kadar farklı zamanlarda küçük kur ayarlamaları yapılırken, 1978 öncesinde 1 dolar 19 liraya kadar ulaşmıştır.

24 Ocak 1980 tarihinde ise kur ayarlaması ile alınan ekonomik önlemler, ’24 Ocak Kararları’ olarak tarihe geçmiştir. Bu tarihte 1 dolar yaklaşık yüzde 49 oranında artış göstermiştir.

Bir sonraki kur ayarlaması ise 5 Nisan 1994 tarihinde olmuştur. Kısa olmasına karşın oldukça şiddetli bir krizin başlangıcına sahne olan 94 yılında, yüksek cari ve kamu açığı verilmiştir. Makroekonomik düzensizlikler ise üst seviyeye çıkmıştır. Ülkede döviz rezervleri de gerilerken, dış borç stokunda ciddi bir artış yaşanmıştır. Enflasyon ise 3 haneli rakamlara ulaşmıştır.

Son devalüasyon işlemi ise 2001 krizi döneminde görülmüştür. Cari açık kontrol edilemez boyuta gelirken, borç seviyesi yükselmiş ve hızlı sermaye çıkışı yaşanmıştır. Bunların sonucunda da bankacılık sektörü çökmüştür.

100.000 TL sanal para ile VİOP işlemlerini risk almadan öğrenmek için buraya tıklayın.

Hakkında Aysun Bayhan

Borsa, forex ve türev piyasalar hakkında uzun süredir araştırmalar yapıyorum. Edindiğim bilgileri Borsanasiloynanir.co aracılığıyla kaleme alıyorum. Piyasalardaki yenilikleri ve bilinmesi gereken detayları takip ederken; yeni yatırımcılar için önemli bilgileri bir araya getirerek paylaşıyorum.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir