Cumartesi , 15 Aralık 2018
Anasayfa » Para Dünyası » Enflasyon Nedir? Nedenleri Nelerdir? Yükselmesi Ne İfade Eder?

Enflasyon Nedir? Nedenleri Nelerdir? Yükselmesi Ne İfade Eder?

Ülkemizde her yeni ayın ilk haftasında açıklanan enflasyon rakamları, herkesin nefesini tutup beklediği verilerden birisidir. Çünkü ne kadar fakirleştiğimizin en yakın göstergesidir. Şimdi enflasyonun ne olduğu, neden kaynaklandığı ve yükselmesinin ne ifade ettiğini öğrenelim:

Enflasyon Nedir? Nedenleri Nelerdir? Yükselmesi Ne İfade Eder?Ülkemizde ekonomi tarihinin bir numaralı belalarından biri olarak görülen enflasyon, paranın satın alma gücünü ortaya çıkaran bir unsurdur. Yani enflasyon oranı yıllık yüzde 10 ise 1 liraya aldığınız malı, 1.10 liraya almaya başlarsınız. Aynı şekilde 2007 yılında 200 gram ekmeğe 35 kuruş öderken, 2018 yılında 1 lira ödemeniz enflasyonun alım gücünü azalttığının en iyi örneğidir.

İnternetten VİOP İşlemleri Nasıl Yapılır ve Para Kazanılır Risksiz Öğrenin!
Bilgi Almak için Tıklayın.

Üzerine çok fazla yazılıp çizilen enflasyon, bir ülkenin ekonomi yönetimi ve merkez bankaları için en büyük sorunlardan birisi olabilir. Yalnızca ülkemizde değil, tüm ülkelerde enflasyonla mücadele etmek, bu kurumların birincil görevleri arasında yer almaktadır. Doğal olarak başarıları da bunun gibi verilere göre belirlenmektedir.

Şimdi enflasyon nedir, nelerden kaynaklanır, yükselmesi ne ifade eder ve yüksek enflasyonun sonuçları nelerdir gibi konulara göz atalım:

Enflasyon Nedir?

Enflasyon Nedir?Enflasyonun kabul edilmiş en genel tanımı; bir ülkede mal ve hizmetin satın alındığı fiyatın, sürekli olarak artış göstermesidir. Diğer bir tanımda ise fiyatlar genel düzeyinin sürekli artmasından ve paranın değerinin düşmesinden bahsedilir. Fiyatlar genel düzeyi de piyasada alım – satıma konu olan mal ve hizmetlerin belli bir dönemdeki ortalama fiyatlarıdır.

Bist 30 endeksine kaldıraçlı yatırım yapın!

Yukarıdaki tanıma bağlı olarak enflasyonu, tek bir ürünün fiyatının artması veya fiyatın bir kereliğine yükselmesi olarak anlamamalısınız. Çünkü enflasyondan bahsederken, tek bir maldan değil, bir mal ve hizmet grubundan bahsedilir. Bu mal ve hizmet grubu, ülkemizde Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından belirlenmektedir.

Anlaşılacağı üzere enflasyondan bahsedebilmek için 2 unsur gerekiyor. Bunlardan biri; fiyatların değil, fiyatlar genel düzeyinin artmasıdır. İkincisi ise bu artışın sürekli olmasıdır. Türkiye’de Eylül ayında enflasyon yüzde 6 arttı dendiği zaman anlamanız gereken; belirlenen mal sepetinde fiyatlar genel düzeyinde sürekli bir artışın söz konusu olduğudur.

Enflasyon genel olarak fiyat artışı ve hayat pahalılığı ile karıştırılmaktadır. Fiyat artışı dediğimiz şey, bir malın fiyatının sürekli artması veya genel olarak malların fiyatlarında bir kereliğine artış gözlenmesidir. Bu enflasyondan farklı bir durumdur. Hayat pahalılığı da aynı şekilde enflasyondan farklı olarak, bir yerde fiyatların başka bir yere göre yüksek olması şeklinde tanımlanır.

VİOP deneme hesabı!

Örneğin; İngiltere’de ayakkabı fiyatları, Türkiye’ye göre yüksek olabilir. Bu, İngiltere’de enflasyonun Türkiye’den yüksek olduğu anlamına gelmez. Ayakkabı fiyatları geçmiş enflasyon oranlarına göre artmış ve günümüzde bu oran yüzde 2 civarında olabilir. Bu durumda, İngiltere’de enflasyondan değil, hayat pahalılığından söz edilebilir. Aynı şekilde İngiltere’de ayakkabı fiyatlarının artması, sadece fiyat artışıdır.

Enflasyonun en önemli özelliği; toplam mal ve hizmet arzının, toplam talebi karşılayamaması durumudur. Merkez bankalarının öncelikli görevleri arasında olan enflasyon, alım gücünü düşüren bir orandır. Hedef olarak belirlenen enflasyon oranı ise fiyat istikrarını göstermektedir. Yani insanların tüketim, yatırım ve tasarrufa yönelik yararlarında dikkate almaya gere duymadıkları ölçüde düşük bir enflasyon oranının sürekliliğine ifade etmektedir.

Enflasyonun Nedenleri Nelerdir?

Enflasyonun Nedenleri Nelerdir?Enflasyonun nedenleri uzun yıllar boyunca iktisatçılar tarafından tartışılmasına rağmen net olarak “şu faktörlere bağlıdır” denememektedir. Bunun yerine 2 teori üzerine odaklanılmıştır. TCMB ise 4 farklı madde ile bir ekonomide enflasyon oluşmasının nedenlerini tanımlamaktadır.

VİOP ile Dev Şirketlere Yatırım!

Talep ve maliyet (arz) enflasyonu herkes tarafından kabul gören nedenlerdir. Buna ek olarak TCMB, para arzı ve enflasyon beklentileri olarak 2 neden daha belirtmektedir. Şimdi bu nedenlere göz atalım:

Talep Enflasyonu

Satın alma gücünün fazla olduğu, piyasadaki ürünlerin ise az olduğu durumdur. Yani talebin arzdan daha fazla olduğu durumlarda ortaya çıkmaktadır. Buna talep enflasyonu denmektedir.

Talep enflasyonu; para arzının artmasının, tüketimi artırması sonucunda ortaya çıkmaktadır. Üretilip piyasaya sürülen mal ve hizmetlerin, talebi karşılayamaması sonucunda fiyatlar yükselmektedir. Bu durumda para arzının, paraya olan talepten daha fazla artmış olması enflasyona neden olmaktadır.

Hisse Senetlerine Yatırım Yap!

Karşılıksız para basılması yoluyla artırılan para arzı, bireylerin tüketim talebini artırmakta ama üretimin aynı hızda artmasına bir etkide bulunmamaktadır. Böylece bireyler sınırlı sayıda üretilen mal ve hizmet için daha fazla para ödemeyi kabul etmektedir. Bu durum ise enflasyonu beraberinde getirmektedir.

Para Arzı

Talep enflasyonu ile benzer ve birbiriyle bağlantılı olan bir nedendir. Para arzının artması, enflasyonun oluşmasındaki unsurlardan birisidir. Para arzının artmasıyla yatırım ve tüketim harcamaları artar, fiyatlar üzerinde yukarı yönlü bir baskı oluşur. Bu şekilde de enflasyon için gerekli zemin hazırlanmış olur.

Maliyet (Arz) Enflasyonu

İkinci teori ise arz veya maliyet enflasyonu ismiyle anılmaktadır. Bu teoride, şirketlerin maliyetleri arttığında, kar marjını korumak için fiyat artırılmaktadır. Artan maliyetler ise ithalatın ücret, vergi veya öngörülemeyen diğer maliyetler gibi durumları içermektedir.

Maliyet enflasyonunda, yüksek olan talebi karşılamak isteyen üreticiler, üretim kapasitelerini artırmak için yeni yatırımlar yaparlar. Yatırımların beraberinde getirdiği yeni maliyetler nedeniyle fiyatlar artırılmak istenir. Bu şekilde de talep enflasyonu, maliyet enflasyonunu beraberinde getirmiş olur.

Ülkemizdeki enflasyonun, diğerlerine nazaran daha çok maliyet enflasyonu olduğu bilinmektedir. Çünkü birçok sektörde üretim tamamen veya kısmen ithal ürünlere bağlıdır. Özellikle son yıllarda döviz kurlarında görülen yükselişle birlikte üretim maliyetlerinin anormal şekilde yükselmesi enflasyonun tetikleyicisi olmuştur. Pek çok kalemde dolara endeksli olan üretim, dolar kurundaki yükselişle birlikte maliyetlere yansımakta ve fiyatlar yükselmektedir.

Yine de Türkiye enflasyon sorunu tek bir kaleme indirilemez. Birçok farklı nedene bağlı olarak enflasyonda artış gözlenmiştir. Uzun yıllar boyunca enflasyonla yaşayan Türkiye, para arzı ve kontrolsüz kredi akışları gibi farklı unsurları da beraberinde getirmiştir. Tüm bunlar bir araya geldiğinde ise Türkiye’de enflasyon sorununu büyüyen bir dev haline gelmiştir.

Enflasyon Beklentileri

Son yıllarda bir neden olarak beklenti enflasyonundan da bahsedilmeye başlanmıştır. Bu durum, ekonomideki birimlerin, bir sonraki dönem enflasyonun artacağı beklentisi ile fiyatlarını artırması mantığına dayalıdır. Gelecek yıl enflasyonun artacağı beklentisiyle hareket eden bir üreticinin fiyatları artırması ve zam yapması ile sebep olduğu enflasyondur.

Tüketici ve üreticilerin, gelecekte fiyatların yükselmeye devam edeceği yönündeki beklentileri de enflasyon oluşumunda bir etkendir. Bu beklentilerin güçlenmesiyle birlikte ücret talepleri aracılığıyla mal ve hizmet fiyatları artar. Dolayısıyla fiyatlar genel düzeyinde bir artış sürekli hale gelerek enflasyona neden olur.

Enflasyonun Yükselmesi Ne İfade Eder? Sonuçları Nelerdir?

Enflasyonun Yükselmesi Ne İfade Eder? Sonuçları Nelerdir?En basit haliyle enflasyonun yükselmesi, paranın alım gücünün düşmesi demektir. Girişte bahsettiğimiz gibi 2007 yılında 200 gramlık ekmeğin fiyatı 35 kuruşken, 2018 yılında 1 lira olmuştur. Yani 2007 yılının 35 kuruşu, bugünün 1 lirası değerindedir. O günden bugüne artan enflasyon oranları ile paranın değeri düşmüştür.

Enflasyon istenmeyen bir ekonomik olaydır. Ekonomi haberlerini takip ettiğiniz zaman, her ülkenin enflasyonu kontrol altında tutmak için çaba gösterdiğini görürsünüz. Çünkü bu vatandaşların huzuru için de önemli bir kriterdir. Dolayısıyla siyasi bir önemi de bulunan enflasyonun kontrol alıntıda tutulması için hem merkez bankaları hem de hükümetin ekonomi yönetimi mücadele göstermektedir.

Yukarıda anlattığımız gibi enflasyon 4 farklı nedene bağlı olarak yükselir. Kısaca tekrar etmek gerekirse; toplam talebin, toplam arzdan fazla olması ve üretim maliyetlerinin artması ile fiyatlar yükselir. Bu yükseliş ise enflasyonu beraberinde getirir. Elbette bu yükselişler karşısında enflasyondan bahsedebilmek için tek bir üründe değil, bir mal sepetinde olmalıdır. Aynı zamanda sürekli hale gelmelidir.

Enflasyon genel olarak iki şekilde ele alınır. Bunlardan birincisi, beklenen enflasyondur ve bu sonuca insanlar uyum sağlar, etkisi az hissedilir. İkincisi ise öngörülemeyen enflasyondur. İşte bu enflasyonun ekonomide ve sosyal yaşamda kalıcı etkileri gözlenebilir. Aşağıda sıraladığım olaylar örgüsü şeklinde birbirini takip eden sonuçlar, öngörülemeyen enflasyonun etkileridir.

Enflasyonun yükselmesi ile paranın değeri düşer ve elde bulunan paranın alım gücü azalır. Kıt olan kaynakları tüketiciye paylaştırmak ise büyük bir sorun haline gelir. Merkez bankaları enflasyonun artışını azaltmak için piyasaya daha fazla para arz eder. Bu arz sonrasında da yerli paranın değeri düşer ve eldeki para ile daha az mal – hizmet alınmaya başlanır. Dolayısıyla ülkede refah seviyesi düşer.

Enflasyondaki artışla ülkedeki refah seviyesinin düşmesini önlemek için ücretlerde artış yoluna gidilmezse toplumda gelir dağılımı bozulur ve adaletsizlik oluştur. Gini katsayısı ülkedeki gelir eşitsizliğinin en iyi göstergesidir. Gini katsayısı 0 – 1 arasında bir değer alır ve 0’a yaklaşırken eşitlikten, 1’e yaklaşırken eşitsizlikten söz edilir. Türkiye’de 2017 yılında bu katsayı 0,405 olarak belirlenmiştir ve bu yüksek bir orandır.

Yüksek enflasyona sahip olan bir ülkenin piyasasına girişimciler yeni istihdam alanları kurmak istemezler. Bunu riskli olarak görürler ve ellerindeki nakit parayı döviz, altın, gayrimenkul gibi ürünlerle değerlendirerek daha çok kazanmayı amaçlarlar. Enflasyonun borsa üzerine etkileri sürekli araştırılmasına karşın bariz bir ilişkisi bulunamamıştır. Yalnızca öngörülemeyen enflasyon sonucunda dolaylı bir ilişki olduğu gözlenmiştir.

Daha cazip olan yatırım koşulları nedeniyle üretim yapmak eskisi kadar tercih edilmeyen bir durum haline gelir. Bu durum ise ülke ekonomisinde dalgalanmalara neden olur ve üretime yönelik girişimlerin azalmasıyla istihdam da azalır ve ülke ekonomisi daralmaya başlar.

Ülkedeki enflasyonun artmasıyla birlikte enflasyonun düşük olduğu ülkelerden mal girişi artar ve ülkedeki bütçe açığı artmaya başlar. Bütçe açığı arttıkça giderleri karşılamak için başka ülkelerden borç alınır ve dış borçlanma artar. Dolayısıyla diğer ülkelerle olan ekonomik rekabet gücü azalır. Tüm bunlar yabancı yatırımların azalmasına neden olur.

Yabancı yatırımların ülkeden kaçmasıyla birlikte istihdam durma noktasına gelir, emeğin karşılığı olan ücretler düşer ve işten çıkarmalar artar. Bu olumsuz durumlar ise toplumu hem ekonomik hem de psikolojik anlamda dibe sürükler.

Özetle;

  • Yüksek enflasyon riski, düşük gelirli aileler üzerinde gerileme etkisi yaratır. Su, ısınma, yiyecek gibi temel ihtiyaçların hızlı bir oranda yükselmesi ile gerileme yaşanır.
  • Yükselen enflasyonla reel gelirlerde düşüş meydana gelir. Dolayısıyla milyonlarca insanın ücretlerinde azalma yaşanır.
  • Yüksek enflasyon sonucunda işletmeler için daha yüksek borçlanma maliyetleri ortaya çıkar.
  • Tasarruf hesaplarındaki faiz oranları, enflasyon oranından düşükse kendi tasarruflarından yararlanan insanları olumsuz etkiler.
  • Bir ülkede önemli ölçüde ve uzun süredir yüksek bir enflasyon varsa ihracatının dünya pazarlarında da daha az rekabetçi olmasına neden olacaktır. Azalan ihracat ile ülkenin ticaret dengesi kötüleşecektir.
  • Yükselen enflasyonla düşen ihracat, milli gelir ve istihdam üzerinde olumsuz etkiler yaratır.
  • Yüksek enflasyon oranları, yatırımlar için iyi değildir ve yatırımcıyı kaçırır. Buna bağlı olarak istihdam hızlı gerilemeye başlar ve emeğin karşılığı düşer.

Ek bilgi olarak enflasyonun düşmesinin ne anlama gelip, ne anlama gelmediğine de kısaca bakalım. Enflasyonun düşmesi; fiyatların düşmesi, insanların alım gücünün artması, gelirlerinin yükselmesi değildir. Enflasyonun düşmesi; fiyatların daha az artması, insanların alım güçlerinin daha az azalması ve bunların sonucunda da istikrar ile refah demektir.

Enflasyon Nasıl Hesaplanır?

Enflasyon Nasıl Hesaplanır?Enflasyon 2 farklı endeksle hesaplanmaktadır. Bunlar; üretici ve tüketici fiyat endeksleridir. Üretici fiyatları aşamasında derlenen fiyatlarla hesaplanan endekse üretici fiyatları endeksi (ÜFE) denirken; tüketiciye nihai satış aşamasında derlenen fiyatlarla hesaplanan endekse tüketici fiyatları endeksi (TÜFE) denir.

TÜFE’de enflasyon, mal ve hizmetlerden oluşan bir sepetin aydan aya fiyatındaki değişimin ölçülmesiyle hesaplanır. Bu sepetin oluşturulması için de iki tür veri kullanılmaktadır. Bunlardan birincisi; mal ve hizmetlerin fiyatlarıdır. İkincisi ise hanehalkının bütçesinde bu sepetteki mal ve hizmetleri hangi ağırlıkta tuttuğudur.

TÜİK tarafından hesaplanan TÜFE, hanehalklarının tüketim harcamalarında yer alan mal ve hizmetlerin belirli zaman aralıklarında fiyatlarındaki değişimleri gösterir. ÜFE ise tarım, imalat, sanayi, madencilik ve enerji sektörlerinde üretimi yapılan malların, üretici tarafından yurt içi peşin satış fiyatlarındaki değişmeleri ifade eder.

TÜİK, TÜFE sepeti için 407 ürün kategorisinde yer alan 895 adet ürün çeşidinin fiyatını 28 bin civarında iş yeri ve 4200’den fazla konuttan her ay toplar. Ay içinde de fiyatları 4 kez derler. Her ayın 25’inden sonraki fiyat artışı ise bir sonraki ayın enflasyon oranına yansır.

TÜİK tarafından yapılan enflasyon hesaplamasında, iki enflasyon dönemi arasında Türkiye genelinden belirli sayıda aile seçilir ve bu ailelerin belirlenen süre içinde kullandıkları tüm mal ve hizmetlerin fiyatlarını kaydetmesi istenir. Bu iki dönem arasındaki fiyatlar oranlanır. Baz olarak belirlenen başlangıç yılı ile içinde bulunulan yıl arasındaki oran enflasyonu verir. Bu tüketici enflasyonudur.

Aylık veya yıllık enflasyon rakamının belirlenmesinde kullanılan ÜFE, referans alınan dönemde ülke ekonomisinde üretimi yapılan ve yurt içine satışa konu olan ürünlerin, üretici fiyatlarını zaman içinde karşılaştırarak ölçer. Bu şekilde de üretici enflasyonu elde edilir.

Para politikasının fiyat istikrarını ne kadar etkilediğini daha yakından izlemek adına bazı mal ve hizmet gruplarının, dönemsellik ve mevsimsellik gibi unsurların dışlanması ile farklı fiyat endekslerini oluşturulmuştur. Bu endeksler ile hesaplanan enflasyon, çekirdek enflasyon olarak tanımlanır.

Enerji ve gıda fiyatlarının dışsal şoklara olan duyarlılığı ve dolayısıyla oynaklığı fazladır. Aynı şekilde ham petrol fiyatlarındaki ani artış enerji fiyatlarını, çok sıcak geçen bir yaz gıda fiyatlarını etkileyebilir. Bu nedenle çekirdek enflasyon hesaplamasında, enerji ve gıda fiyatları genel olarak fiyat endekslerinden çıkarılmaktadır. TCMB, çekirdek enflasyon göstergesini birbirinden farklı mal ve hizmet grupları için uygulayabilmektedir.

100.000 TL sanal para ile VİOP işlemlerini risk almadan öğrenmek için buraya tıklayın.

Hakkında Aysun Bayhan

Borsa, forex ve türev piyasalar hakkında uzun süredir araştırmalar yapıyorum. Edindiğim bilgileri Borsanasiloynanir.co aracılığıyla kaleme alıyorum. Piyasalardaki yenilikleri ve bilinmesi gereken detayları takip ederken; yeni yatırımcılar için önemli bilgileri bir araya getirerek paylaşıyorum.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir