Borsa Nasıl Oynanır, Nasıl Para Kazanılır? 100.000TL Sanal Para ile Risksiz Yatırım Yapın.
Ücretsiz Öğrenmek İçin Burayı Tıklayın!
Detaylı bilgi için tıklayın!
Borsa Nasıl Oynanır » Para Dünyası»IMF Nedir? Görevleri, Kuruluşu ve Türkiye ile İlişkisi

IMF Nedir? Görevleri, Kuruluşu ve Türkiye ile İlişkisi

IMF’nin Türkçe karşılığı “Uluslararası Para Fonu”dur. Bu teşkilat kısaca uluslararası parasal meseleler ile ilgilenir. Merak ettiğinizi düşündüğümüz her şeye yazımızda yer verdik;

IMF Nedir? Görevleri, Kuruluşu ve Türkiye ile İlişkisiSizlere öncelikle IMF’nin uluslararası finansal bir kurum olduğunu belirtmek istiyorum. IMF; üç kelimeden oluşan İngilizce terimin baş harfleridir. International Monetary Fund şeklindeki açılımı, dilimizde Uluslararası Para Fonu olarak çevrilir.

VİOP İşlemlerini Risk Almadan Demo Hesap ile Hemen Öğrenin!
Bilgi Almak için Tıklayın.

Adında da gördüğünüz üzere bu fon, çalışmalarını tek bir ülkede yürütmez. Dünya üzerinde 189 ülke IMF üyesidir. Peki, bu ülkeler ne yapar? Ya da IMF onları nelerle sorumlu tutar?

Tüm bu sorularınızı yanıtlayacağız. Unutmayalım ki; söz konusu para olduğunda uygun yönetimi sağlamak, gerektiğinde tasarruf etmek bir ihtiyaç olacaktır. İşte IMF, uluslararası finansal düzeni sağlamakla görevlidir.

IMF Nedir?

IMF Ne Anlama GeliyorMaddi açıdan sıkıntılı bir dönemde olduğunuzu varsayalım. Borç para istemek üzere arkadaşınızın kapısını çaldınız. Arkadaşınız size ihtiyacınız olan parayı verdiğinde bir süreliğine sıkıntıdan kurtulursunuz.

İşte IMF’yi de böyle düşünebilirsiniz. Ekonomik anlamda sıkıntı yaşayan ülkeler, ihtiyaç duyduğu miktarı IMF’den ister. Kurum devletlere fon sağlar. Evet, aslında onu bir tür borçlanma aracı olarak görebilirsiniz. Kuruluştan ilk borç alan ülke Fransa olmuştur.

Şunu da belirtmeliyiz ki, IMF’nin hükümetlere borç vermek için bazı şartları vardır. Bu şartları karşılamadan borç almanız mümkün olmayacaktır. Aşağıda bunları detaylı bir şekilde anlatacağız.

Daha resmi bir tanım yapacak olursak; parasal konular hakkında çalışmalar yapan, devletlerin ekonomik sıkıntılarına çözüm üreten ülkelerarası uzmanlaşmış bir teşkilattır. Düzenli bir finansal sistem oluşturmaya çabalar.

Bu tanımın yanı sıra şu da size yeterli gelebilir; belirli ekonomik amaçlar etrafında hareket eden, milletlerarası bir organizasyondur. Birleşmiş Milletler’in kurumlarındandır.

Devletlerin daha istikrarlı bir para sistemine sahip olmasını sağlamak temel hedeflerindendir. Ülkelerin parasal durumlarında dengeleyici rol oynar.

Ekonomik bunalımda olan ülkelere kısa, orta ya da uzun vadeli krediler sağlar. İstihdam, uluslararası ticaret, hatta yoksulluk gibi birçok mali konu, IMF’nin ilgi alanına girer.

Başlarda Bretton Woods Sistemi‘nin işlemesinden sorumlu bir teşkilat olarak hayata geçirilmiştir. Bu sistemin yok olmasının ardından da milletlerarası para sisteminin düzenli işleyişinden sorumlu tutulmuştur. Görev alanı oldukça geniş olan kuruluşa ilişkin farklı tanımlamalar mevcuttur.

Peki, IMF kendisini nasıl tanımlıyor?

IMF Nasıl TanımlıyorIMF’nin kendine özgü tüzüğü, yönetim yapısı ve mali kaynakları vardır. Bunları da detaylı şekilde açıklayacağız.

Tanımından da anlaşıldığı gibi kuruluşun ekonomik meselelerle ilgilenir. Bir ülkenin mali sıkıntı çektiği durumlarla IMF onun yanında olur.

IMF’nin Görevleri Nelerdir?

IMF Görevler Nelerdir?Size hiç şüphesiz IMF’nin oldukça önemli bir kurum olduğunu söyleyebiliriz. Onu bu derece önemli kılan, elbette neye yaradığı ile ilişkilendirilebilir.

Uluslararası anlamda parasal işbirlikleri sağlıyor oluşuna değinmeden edemeyiz. Çünkü istikrarlı bir mali duruşu oturtmak IMF’nin baş görevlerinden biridir. Bundan dolayı da sürekli uluslararası finansal durumları izler.

IMF temel misyonu olan “uluslararası istikrarlı para sistemini” üç yöntemle gerçekleştirir;

  • Hem dünya genelinde hem de üye ülkelerdeki ekonomiyi izleyerek.
  • Dış ödemelerde zorluk çeken ülkelere borç vererek.
  • Üye ülkelerin işine yarayabilecek diğer yardımlarda bulunarak.

Bu hususlar çerçevesinde üye ülkelerinde finansman desteğinde bulunur. Alternatif finansman kaynakları sağladığını da söyleyebiliriz.

Denetim ve organizasyon gibi alanlarda yetkisi vardır. Peki hangi alanlarda yapar bunları? Borsa, döviz kurları, ödeme planları bunlardan bazılarıdır.

Milletlere gerektiğinde maddi destek sağlayan IMF, teknik anlamda da yardımda bulunur. Elbette küresel ekonomik büyümeyle de ilgilenir. Ekonomik daralmalarla mücadele eder. Büyümenin gelişmesi için çabalar.

Yani sürdürülebilir bir ekonomik büyüme sağlamak IMF’nin görevleri arasındadır diyebiliriz.

IMF’nin gerek uluslararası gerekse üye ülkelerinde yürüttüğü çalışmalar ilgililerine en doğru ve tam zamanlı şekilde iletilir. Bundan dolayıdır ki örgüt şeffaf bir çalışma ortamı yaratmak durumundadır.

Kuruluş yapılan analizler ve kazanılan deneyimlerden yola çıkarak devletlere ve ülkelerin merkez bankalarına önerilerde bulunur.

Yukarıda IMF’nin finansal piyasaları yakın takibe aldığını belirtmiştik. İşte kurum bu incelemelerinin ardından araştırmalar yapar. İstatistikler, tahminler veya analizler oluşturur.

Cari açık konusunda problemi olan ülkelere yardım eden IMF, onlara çözüm odaklı fikirler sunar. Daha iyi yaşam koşulları verebilecek politikalar uygulama konusunda teşvikte bulunur.

Kuruluşun görevleri kapsamı 2012 yılında yeniden düzenlenmiştir. Buna göre ekonomik istikrara tehlike yaratan her türlü makroekonomik risk ve finans piyasaları onun takibi altındadır.

Diğer görevlerini şu şekilde listeledik;

  • Devletler arasında daha şeffaf bir ticari ortamın oluşmasını sağlamak ya da ticari ilişkileri karmaşıklıktan kurtarmak.
  • İstihdam oranını yüksek tutarak işsizliği azaltmak.
  • Dünya genelinde yoksulluğu en aza seviyeye çekmek.
  • Üye ülkelerin sahip olduğu mali imkanları verimli bir şekilde kullanmasını sağlamak.
  • Ülkelerarası ticaretin azalmasına engel olmak.
  • Ödemeler bilançosundaki dengesizlikleri azaltmak.
  • Ödemeler bilançosunda açık veya fazla veren ülkelere gerektiğinde müdahale etmek.
  • Ekonomide istikrarı riske atabilecek unsurları ülkelere bildirmek.
  • Ülkelerin politika ayarlamaları yapmalarına yardımcı olmak.
  • İnsani ve toplumsal sosyal yardımlarda bulunmak.
  • Harcamalarda azalma ya da gelirlerde artış yapmak.
  • Ülkelerde ithalat-ihracat kısıtlamalarını kaldırılmak.
  • Üye ülkelerin altın mukabilinde döviz alım-satımı yapabilmelerini sağlamak.
  • Ülkelerin altın satımı gibi konularını incelemek.

Özetleyecek olursak, IMF küresel ve bölgesel anlamda daha iyi bir ekonomi oluşturmayı amaçlar. Bu amaç bilincinde hareket eder. Görevlerini de bu doğrultuda yerine getirir.

IMF’nin Kuruluşu

IMF KuruluşKısaca İkinci Dünya Savaşı’nın sonlarına doğru kurulduğunu söyleyebiliriz. Fakat bu bilgi yeterli olmayacaktır.

1944 yılının Temmuz ayında ABD’nin Hampshire eyaletindeki Bretton Woods kasabasında kuruldu. Kuruluşundan 3 yıl sonra, 1 Mart 1947’de fiili faaliyetlerine başladı. Tarihine kısaca göz atacak olursak;

Dünya ekonomisi, Birinci ve İkinci Dünya Savaşı ile birlikte deyim yerindeyse bir deprem yaşamıştı. Özellikle Birinci Dünya Savaşı’nın ardından içine girilen Ekonomik Buhran, ekonomik ilişkileri tehlikeye attı.

İkinci Dünya Savaşı’ndan Avrupa devletleri oldukça kötü etkilenirken, ABD ise tam tersi durumdaydı. Ülkede ihracat ve altın stokları artıyordu. Bu nedenle diğer ülkelere yardım edebilecek tek ülke ABD idi.

ABD, Avrupa’ya yardım etmeyi kabul etti. Fakat bunu doğrudan yapmak yerine, müesseseler aracılığı ile yapmayı tercih etti.

Takvimler 1944 yılındayken Bretton Woods’ta Birleşmiş Milletler’in Para ve Finans Konferansı düzenlendi. Amaç ülkelerin birbiriyle olan ticaretini artırmak ve para biriminin dönüştürülmesi konusunda yaşanan problemleri çözmekti.

Bretton KonferansKonferansa katılan 44 devlet birtakım kararlara vardı. Savaşın yarattığı olumsuzlukları yeni bir ekonomik düzenle silmek istiyorlardı.

Aynı tehlikelerin tekrarlanabilecek olması da endişe yaratıyordu. Sonunda, yapılan antlaşmayla iki ekonomik müessese kuruldu.

Kurulanlardan biri Uluslararası Para Fonu (IMF), diğeri ise Uluslararası İmar ve Kalkınma Bankası (IBRD) idi. Böylelikle Dünya Bankası adı altında iki ekonomik örgüt oluştu.

Kuruluşunun 1944’e dayandığını yukarıda anlattık. Aslında IMF’nin resmi kuruluşu 27 Aralık 1945’te oldu. Bu tarihte kurucu ülke temsilcileri, anlaşma maddelerinin ana hatlarını belirledi.

Söz konusu Kuruluş Anlaşma Metni’ne bu adresten ulaşabilirsiniz.

29 üye ülke anlaşma maddelerini imzaladı ve 1947’de faaliyet geçti. Çalışmaya başlamasının ardından borç vermeye başladı.

1960’lı yıllara doğru IMF’nin üye ülkelerinde artış yaşandı. Çünkü birçok Afrika ülkesi bağımsızlığını ilan etti ve birer birer kuruluşa başvurdu.

Peki, IMF’yi bu derece evrenselleştiren neydi?

1989’da Berlin Duvarı’nın yıkılması ve 1991’de Sovyetler Birliği’nin dağılması onu tanınır bir hale getirdi. Hal böyle olunca üye ülkeleri arttı.

IMF kurulduğu günden bu yana ekonomik istikrarın korunmasında ve geniş çapta mali refahın artmasında önemli bir rol oynamıştır.

Bir Ülke IMF’den Nasıl Borç Alır?

IMF'den Nasıl Borç AlınırEvet, IMF’nin varoluş amaçları arasında zor durumda olan ülkelere maddi destek sağlamak vardır. Fakat bu, üye ülkelere her zaman borç vereceği anlamına gelmez. Bunun birtakım kuralları vardır.

Ülkenin üye olmasından kaynaklı bazı avantajlar söz konusu olabilir. Ama yine de mevcut para politikaları ve ticaret hacimleri kuruluşun kredi verip vermemesini etkiler.

Kuruluşun ülkeye verdiği borç, temelde ödemeler dengesini rayına oturtmayı amaçlar. Etkin bir ekonomik büyüme için gereken ortamı yeniden hazırlamasına yardımcı olur.

Yani bir ülke IMF’den borç aldığında, büyüme için gerekli reform ve politikalara uyumu kolaylaştıran bir tampon almış olur aslında.

IMF’nin ülkelere verdiği krediler “temel şartlılık ilkesine” dayanır. Eğer ülke IMF’nin belirttiği şartları yerine getirirse ona kredi verir. Bu şartları şöyle listeledik;

IMF Kredi VerirBu dört şart sağlandığında IMF’den kredi alınabilir.

Merak ettiğiniz asıl sorunun her ülkenin IMF’den borç alıp alamayacağı olduğunu duyar gibiyim. Hayır, her ülkeye borç veremiyor.

Yalnızca aldığı borcu geri ödeme ihtimali olan ülkelere finansman desteği sağlıyor. Daha açık bir ifadeyle, borç verdiği ülkeye bu borcunu geri ödeyeceğini garanti eden bir mali politika uygulama zorunluluğu getiriyor. Kısacası IMF kendini garantiye alıyor.

Kuruluşun borç verebilmesi için ülkenin gelişme yolunda olması ve sürekli işler durumda bir ekonomisinin olması gerekiyor.

Kuruluşun kredi desteğinden faydalanmak isteyen ülkeler, onları borç almaya iten problemleri yok edecek mali politikaları kabul ediyorlar.

Bu nokta ülkelerin hangi durumlarda IMF’den borç alabileceğine de değinmek gerekiyor.

Kuruluşa üye olan bir millet eğer;

  • Birtakım ödemeler dengesine ihtiyaç duyuyorsa,
  • Geleceğe ilişkin ödemelerini karşılamak için uygun finansmana sahip değilse
  • Ekonomik istikrarsızlık yaşıyorsa

IMF’den ekonomik yardım isteyebilir.

IMF’nin Borç Verme Araçları

Kuruluş borç verirken 4 farklı araçtan faydalanır. Bunlar;

IMF Borç Verirken Kullandıkları AraçlarSizler için bu araçları aşağıda açıkladık;

Stand-by anlaşmaları, en sık merak edilendir. IMF’nin başlıca borçlanma araçlarındandır.

Kısa süreli demeler dengesinde problem yaşayan gelişen Pazar ülkeleri sık sık buna başvurur.

Kredi alan ülkenin borcunu IMF’ye geri ödememesi ihtimaline karşı Stand-by anlaşmaları yapılır. Bu yöntemi bir tür garanti sağlama olarak düşünebilirsiniz.

Stand-by ile borcun geri ödenmesi, bir teminat mektubu verilmesi ile sağlanır. Sıkça kullanılan bir yöntemdir.

Onarılması daha fazla zaman alan yapısal problemlerden kaynaklı ödemeler dengesi problemleri, genişletilmiş fon kolaylığı aracılığıyla çözülür.

Esnek ve ihtiyati kredi hattı, güçlü bir temeli olan ve sağlam politikalar bulunduran ülkeler için tercih edilir. Ödemeler dengesinde güçlü bir baskı görülmez.

Düşük gelirli ülkelere borç verme, ödemeler dengesi probleminin niteliğine bağlı olarak değişkenlik gösterir. Faiz oranı %0’dır.

IMF kredilerinin ne kadar sürede geri ödenebileceğine de bakalım;

IMF Kredi Geri ÖdemeGörüldüğü gibi IMF kredi verirken farklı seçeneklerden faydalanabilir.

IMF’nin Kaynakları

IMF’ye ülkeleri, üye olduklarında bir miktar sermaye taahhütleri öderler ki buna “kota” denir. Bir ülkenin ekonomisi ne kadar büyükse, kotası da o kadar fazladır diyebiliriz.

Bir ülke IMF’den kredi talebinde bulundu diyelim. Fon, kota sisteminden karşılanır. IMF üyesi olan her ülkeye, onun küresel ekonomideki büyüklüğünü gösteren kota tutarı tahsis edilir.

Kota aynı zamanda ülkelerin oy gücünde belirleyici bir unsurdur. Kota IMF’nin ana finansman kaynaklarından biridir.

Yani, üye devletlerin mali katkıları, IMF’deki oylama gücü ile ilişkilidir demek yanlış olmaz.

Ayrıca altın rezervleri de kuruluşun kaynaklarındandır. 2015 yılı itibarıyla yapılan ölçümlere göre, IMF’nin altın rezervleri 90,5 milyon troy ons, yani 145 milyar dolar değerindedir. Bu, onu dünyanın en büyük üçüncü altın rezervi sahibi yapmıştır.

Kuruluşun iki devamlı borçlanma düzenlemesi bulunur;

  • Genişletilmiş Yeni Borçlanma Düzenlemeleri (NAB)
  • Genel Borçlanma Düzenlemeleri (GAB)

Bu kapsamdaki toplam borçlanma kapasitesi 2019 yılının Aralık ayı itibarıyla 367,5 milyar SDR veya 580 milyar dolar olmuştur.

IMF Heyeti

IMF HeyetIMF’nin en yetkili organı Guvernörler Kurulu’dur. Bu kurul, üye ülkelerin ekonomilerinden sorumlu bakanlar ya da merkez bankası başkanlarınca temsil edilir. Yılda bir toplanır.

Kurul olağan toplantısını IMF ve Dünya genelindeki merkez bankaları toplandığında yapar. IMF’nin günlük rutin işleri yürütme ve gözetim yetkisi İcra Direktörleri Kurulu’na devredilmiştir.

IMF İcra DirektörBilmeliyiz ki, Guvernörler Heyeti’nde bulunan her ülke, sabit bir oy sayısına veya fona katılma hissesiyle orantılı bir oy hakkına sahip değildir.

Kurulda en fazla oy hakkı bulunan ülke ABD’dir. Çünkü en fazla sermayeyle iştirak eder.

IMF Başkanı Kimdir? Merkezi Nerededir?

IMF Başkanı Merkezi Nerededir?IMF’nin üst yönetimi bir başkan ve dört başkan yardımcısından oluşur. Kuruluşun yönetimi rutin görevleri yerine getirir. İcra Direktörü Kurulu’nun aldığı kararları uygular. Gerektiğinde tavsiyeler verir.

28 Haziran 2011- 16 Temmuz 2019 tarihleri arasında IMF Başkanlığını Christine Lagarde üstlenmiştir. Kendisi Fransız avukat ve politikacıdır.

IMF’nin ondan önceki başkanı Amerikalı ekonomist Jonh Lipsky’dir.

Lagarde, 1 Kasım 2019’dan itibaren Avrupa Merkez Bankası Başkanlık koltuğunda oturmaktadır.

Halihazırda IMF’nin başkanlığını Bulgar ekonomist Kristalina Georgieva yapmaktadır. Bir dönem Dünya Bankası’nın Genel Müdürlüğü ve Başkan Vekilliği’ni yaptı.

IMF’nin merkezi Washington, DC, ABD’dedir.

IMF Üyesi Ülkeler

IMF Üye ÜlkelerBu kuruluşa üye olan ülkeler ekonomik anlamda işbirliği yaparlar.

189 ülkenin IMF’ye üye olduğunu başlarda belirtmiştik. Bunları tek tek listelemek kolay olmayacağından, üye olmayanlardan bazılarını açıklamayı tercih ettik.

Küba, Doğu Timor, Kuzey Kore, Lihtenştayn, Monako, Tayvan ve Vatikan kuruluşa üye değildir.

Kurulduğunda yalnızca 29 üyesi bulan IMF, bu sayıyı günümüzde 189’a yükseltmiştir. Bir ülkenin IMF’ye üye olması için Birleşmiş Milletler’e üye olması gerekmez.

Dünya Bankası’na kuruluşu olan Uluslararası İmar ve Kalkınma Bankası’na üye olmak isteyenlerin IMF üyesi olması ön koşuldur.

Sonradan yapılan bir değişiklikle IMF, üyelik aidatını ödemeyen ülkelerin üyeliğini askıya alabilir. Eğer ülke üzerine düşenleri yapmıyorsa üyelikten çıkmalarını isteyebilir.

Bir ülke yazılı bildirimde bulunmasının ardından istediği zaman IMF üyeliğinden ayrılabilir.

IMF’ye en fazla borcu olan ülkeleri açıkladık. Bunlar;

IMF En Fazla Borcu Olan ÜlkelerÜlkemiz IMF’den borç almak için 19 stand-by kredi anlaşması imzaladı. 1961-2008 yıllarını kapsayan bu yardım kapsamında Türkiye’ye 50 milyar dolarlık kredi sağlandı.

IMF’nin Türkiye ile İlişkisi

IMF Türkiye İlişkiTıpkı diğer ülkeler gibi Türkiye de mali sıkıntı yaşadığında IMF’den kredi ister. Kuruluşa 1947 yılında üye olmuştur. İlk stand-by anlaşmasını 1 Ocak 1961’de imzalamıştır.

1970’li yıllardan sonra ise Türkiye, IMF’den uzak durmaya başladı. Bunda o dönemin hükümeti etkili oldu. 1978 yılına kadar Türkiye-IMF arasında bir anlaşma olmamıştır.

Ülkemizin IMF ile ilk uzun süreli anlaşması (36 ay) 1980 yılının Haziran ayında Süleyman Demirel hükümeti tarafından imzalanmıştır.

1984’ten 1994’e kadar ülkemiz IMF ile stand-by anlaşması imzalamamıştır. 2001’de yapılan anlaşmalarla IMF ile ilişkilerimiz yeniden hareketlenmiştir.

2005 yılında yapılan 3 yıllık anlaşmadan sonra, iktidar 2008’de IMF ile stand-by anlaşması imzalamama kararına varmıştır.

Ülkemiz 14 Mayıs 2013’te IMF’ye olan son borcunun taksidini bitirmiştir. Ardından kuruluş ile ilişkilerini sona erdirmiştir.

IMF ve Dünya Bankası Arasındaki Farklar Nelerdir?

Her ikisi de fon sağladığı için IMF ve Dünya Bankası sıkça birbirine karıştırılır. Halbuki ikisi birbirinden farklıdır.

Bu farkları tanım, işlev, büyüklük, organizasyon yapısı, üyeler, faaliyetler ve amaç kapsamında ayrıştırabiliriz.

Tanım bakımından:

Tanım Farklılıklarİşlev bakımından farklarını şu şekilde açıkladık;

İşlev FarklılıkBüyüklük bakımından şu şekilde açıkladık;

Büyüklük FarklılıklarOrganizasyon yapısı bakımından şu şekilde açıkladık;

Organizasyon Yapısı FarklarıÜye ülkeler bakımından şu şekilde açıkladık;

Üye Ülkeler FarklarFaaliyet bakımından şu şekilde açıkladık;

Amaç bakımından farklarını şu şekilde açıkladık;

Amaç FarklarHerhangi bir ülkenin mutlaka hem Uluslararası Para Fonu’na (IMF) hem de Dünya Bankası’na (IBRD) birlikte üye olma mecburiyeti vardır.

100.000 TL sanal para ile VİOP işlemlerini risk almadan öğrenmek için buraya tıklayın.

Henüz yorum yapılmamış. İlk yorumu yapmak için tıklayın.
İÇİNDEKİLER
AL SAT